Dolar 13,7194
Euro 15,5684
Altın 786,58
BİST 1.910
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 15°C
Sağanak Yağışlı
Sakarya
15°C
Sağanak Yağışlı
Paz 20°C
Pts 22°C
Sal 22°C
Çar 20°C
















geyve nöbetçi eczaneler




















Venedik Değil, GEYVE Dedik!

Fatma Dişli kimdir? 1972 yılında Sakarya ili, Geyve ilçesi, Alifuatpaşa kasabasında doğmuştur. Cumhuriyet ilkokulu ve ardından Alifuatpaşa ortaokuluna gitmiştir. İstanbul’da Çamlıca kız lisesi, sonrasında İstanbul üniversitesi, İngilizce İşletme fakültesini bitirmiştir. 2013 yılında İngilizce işletme yüksek lisansı yapmıştır. Halen İstanbul’da, Hazar Eğitim kültür ve Dayanışma Derneğinde gönüllü olarak,sosyal sorumluluk faaliyetlerinde çalışmaktadır. İki kız çocuğu annesidir. e-mail:fatmadisli45@gmail.com
A+
A-
12.07.2018
762
ABONE OL

VENEDİK DEĞİL, GEYVE DEDİK!

Daha geçen hafta Eskişehir’i gezip de Porsuk Çayındaki gondol keyfinin turistleri şehre nasıl çektiğini yakından görünce, “Sakarya nehrinde gondol keyfi” haberi beni çok sevindirdi ve heyecanlandırdı.

“Venedik” nasıl uluslararası bir marka şehir olduysa, Eskişehir de bizim Venedik olmuş. Olmuş da bizim bir tek Porsuk çayımız yok ki…

Allaha çok şükür, memleketimizin dört bir köşesi cennet…

Venedik’e gitmeye ne hacet! Sırada Geyve var işte!

Ama gelin görün ki bir taraftan da korkmayayım mı? Ama biliyorum, bu çocukluktan kalma bir korku…Daha doğrusu sevgiyle karışık bir korku… Nehre, Sakarya’ya duyduğum sevgiden bahsediyorum. Ben, evimize yürüme mesafesindeki nehri çok ama çok sevdim.  İnsan bir nehri neden sever? O nehrin suladığı ovalarda yetişen nimetler, bereketler içerisinde geçerse çocukluğu elbette sever. Tıpkı kasabanızı sevdiğiniz gibi… Zaten bir kasabaya nehirden daha güzel ne yakışabilir ki! Alifuatpaşa’ya Sakarya’nın yakışması gibi…

İnsan sevdiğinden korkar mı? Korkar! Bir yanım nehri severken, bir yanım da korkardı. Ama hep komşu teyzeler yüzünden. Akşamüzeri oturdular mı kapı önüne… Elişleri önlerinde, hem örerler, hem de başlarlardı kasabada olanı biteni konuşmaya. En çok da hocanın karısının nehirde nasıl intihar ettiğini anlatırlardı.

Güya, sessizce, çaktırmadan konuşurlardı, biz çocuklar anlamayalım diye. Ah teyzeler ah! Köy çocuğuyuz biz. Zehir gibi çalışır kafamız. Sanki siz çaktırmadınız da, anlamadık mı olanı biteni!  Onlar anlatırken yerimden kıpırdamadan dinlerdim. Merak, korku ve hüzün duygularıyla karışık bir ruh haliyle merhum kadıncağıza çok büyük bir acıma duyardım. Bir taraftan da nehri suçlardım sanki… O çekip almıştı çünkü…

Bir yaz günü ne oldu, nasıl oldu, kimin fikriydi hiç hatırlamıyorum. Tek hatırladığım; yedi, sekiz çocuk, el ele tutuşmuş vaziyette tek sıra halinde nehrin içindeydik. Merak etmiyor da değilim, nehir kenarında büyüyen tüm çocuklar nehri merak edip, bu tür tehlikeli oyunlar oynar mı?

Neymiş efendim, nehri karşıdan karşıya geçecekmişiz! Birer adım atıp birbirimizi kontrol etmeyi de ihmal etmiyoruz. Çok temkinliyiz çok! Bizimki de intihar değil de ne! Aklı sıra çok büyük iş başaracağız! Ah şu çocukluk! Ah, bihaber anne babalar!

1980 yılının gazeteleri, ( olsaydı eğer, Geyve Medya)  Sakarya nehrinde boğulan çocukları yazmadıysa, bunun tek bir nedeni var, o da Allah’a emanet olmamız. Ne güzel şey Allah’a emanet olmak! Ne güvenli, ne emin, ne sıcak…

Kapı komşumuz Salih amca, koymuş su deposunu traktörünün arkasına, uzaktaki elma bahçesi için nehirden motorla su çekmeye gelmiş. Ah, Salih amca! Meğerse sen su çekmeye gelmemişsin, nehirden bizi çekip almaya gelmişsin. Seni gönderen de, kime emanetsek O… Ah güzel Rabbim! Kıyamadın, saf temiz köylü çocuklarına. Merhametin nasıl sonsuz!

O günden sonra sanki korkum daha da arttı maalesef. Ama siz bakmayın bana. Haber çok güzel! Bölgeye özellikle yerli turistleri çekmek için mükemmel bir fırsat. Eskişehir’e gidene kadar Geyve şurası… Elbette oraya da gidilsin, yanlış anlaşılmasın da… Gözünüzde bir canlandırsanıza; sosyal hayat, ekonomi nasıl da canlanacak nasıl da tanınırlık artacak…

Pekiyi ben gondola biner miyim? Bilemedim yoksa hala korkuyor muyum ne? Siz bana bakmayın, bakmayın… Gondol olsun, keyfinize bakın… Ben kenardan çayımı içer, sizleri seyrederim. Sakarya’yı seyir bile öyle güzel ki…

 FATMA DİŞLİ


Abone Ol 


YORUMLAR

  1. caner can dedi ki:

    sakarya nehri güzeldir geyvemiz cennet vededikte su derindir ama akıntısı değil sakarya nehrine yatırım güzel olur ama geyve çayı gibi olmasın sonra yüksrek tutulmalı park alanı