Hoşgeldiniz  

Gülüm Çamlısoy | 14 Nisan 2018 | Gündem, YAZARLAR

Mart Kapıya Dayanmadan

Hiçliğimi öğüttüğüm pespaye bir tat var içimde, avurtlarımdaysa kırgın bir tebessüm mahiyetinde de yoz bir simge adeta içime çektiğim havadan teneffüs etmeye fırsat bulamadığım başıbozuk hüzün.

 

Yeni gelmiştim ki eve; çalan kapının sesine uyanan İklim ile tartıştım. Zamansız öten horoz misali, hayli içerlemiş yankılanan ayak sesime uyandığı yetmiyormuş gibi:

 

‘’Aman efendim. Daha yeni daldım uykuya hem ötesi mi var Muammer‘’ dediğini duyar gibiyim hele ki pestilinin çıktığını fark edip susuyorum.

 

‘’Hadi’’ diyor pişkin pişkin.

 

‘’Sen de erkek misin?’’

 

Diyor mu yoksa deniyor muyum onun gibi konuşmayı ki sesi soluğu pek duyulmaz bu saatlerde ne de olsa daha afyonu patlamadı uykuya dalmazdan önce.

 

Vakit hırsızı melun, bir de kalp hırsızı. Hem ötelenmek kadar örseleyen tınısını da fark etmemek mümkün mü?

 

‘’Hayta, ne olacak’’ demesini de önemsemeyip içerlediğimin de farkına varılmasından imtina edip…

 

Hanidir yoksunluğunu tartışıyoruz oysa sevginin hem de demişler, dememe fırsat tanımadan çekiliyor odasına.

 

‘’Ah, ah, şimdi donatacaktı ki sofrayı şöyle buz gibi bir yetmişlik açıp…’’

 

‘’Aman ha oğlum, sakın bulaşma böylesi insanlara. Hem namusundan edersin elin kadınını sonra da yapışıp kalır yakana sülük misali!’’

 

Rahmetli anam nasıl da görmüş geleceğini oğlunun. İşkillendiği kadar varmış ha, karı milleti.

 

Zom oldum, demenin de ayrı bir raconu varmış hani. Öyle böyle değil hani: Kadın, malın gözü çıktı. Nerden nereye?

 

Zaman aşımına uğramış faturalara ilişiyor gözüm. Artık silinmiş rakamlar: Hayret nasıl da kesilmedi elektrik? Ya, hala musluktan akan suya ne demeli?

 

Allah kaçak elektriğin faturasını ödeyen vatandaştan razı olsun.

 

‘’İklim, İklim’’ diye bağırasım geliyor her horultusunu duyduğumda. Vay be, ne malın gözü karıymış. Hani şunun şurasında kaç zaman oldu da serdi postu?

 

Yine hafta sonu yine aynı terane. Sanki babamın hayrına tutuyorum bu deliyi evin her köşesinde kurduğu egemenliği de dikte ettiren benmişim gibi hiç de oralı olmuyor.

 

Gece vardiyası dediğin ne ola ki? Sen tüm gece sürt sonra da gel, kon başköşeye üstelik zırnık para kalmazken bir köşeye ayırdığım.

 

‘’Dumura uğradım sayenizde.’’

 

Eh, ben de senin gibiyim Münevver Abla.

 

Kadın dul üstelik bir o kadar malının mülkünün hesabını en ince ayrıntısına kadar yapan. Çoluk yok çocuk yok, ne yani mubah mı her aklına estiğinde kiraya zam yapmak? Bir de eltisi eklendi yenilerde.

 

‘’Para peşin kırmızı…’’demesine mahal vermeden sokuyorum kirayı gözüne gözüne. Kokoş karı bir de demez mi:

 

‘’Sahte değildir değil mi elime saydığın şu kuş kadar kira?’’

 

Biri kuş mu dedi? Şimdi bir küfür edecektim de yüz göz olmayı istemiyorum kimseyle.

 

Derin bir iç çekmenin tam da zamanı.

 

Vay seni kaltak yine her yer batmış. Ulan ne vardı evi dağıtacak?

 

Rahmetli anamın kemikleri sızlayacak hem demez miydi:

 

‘’Biz yedi kuşak İstanbul’luyuz. Aklını devşir de babandan miras o nezaketi çaldırma elin insanlarına kızıp da.’’

 

Of be anacım, şimdi insan mı kaldı da ben hala İstanbul beyefendisi zihniyetinin son temsili ile hala kibarlığımı koruyorsam…

 

Eyvah, yine kapı çaldı. Şu İklim karısı uyanmadan gideyim açayım da neymiş derdi gelenin öğreneyim. Daha on dakika geçmedi kapı çalınalı yine alacaklı gibi kim dayandıysa kapıya.

 

Zamanlı zamansız hep de kabak benim başıma patlar.’’ Ah!’’

 

Neydi bu şimdi?

 

Sürtük, yemiş içmiş bir de her yeri talan etmiş.

 

‘’Kim o?’’

 

Sessiz olmalı yoksa her an fırtına kopabilir… Hay dilimi ısırayım.

 

‘’Bey oğlum, her gece her gece yeter ama olmaz ki bu kadar. Sonuçta burası halim selim bir apartman. Ha, bir de aklıma gelmişken…’’

 

‘’Sen dinliyor musun beni?’’

 

‘’Kiramı ödedim abla. Şubatı da martı da peşin ödedim. Var mı başka diyeceğin?’’

 

‘’Mart, deyip durma evladım hele ki o kendini bilmez mart ayını dolu dolu yaşarken…’’

 

‘’Elimden gelen bir şey yok ki ablam. Malum yıllık döngü zaten evde zor tutuyorum. Sabahlara kadar sokaklarda gezinip ancak sabah geliyor eve. Çok denedim ama illa ki çıkacağım diyor da başka şey demiyor. Elim mahkûm. Sonuçta annemden yadigâr tek şey.’’

 

‘’Ona şey denmez azman denir a, be oğlum.’’

 

‘’Yok, yok, onun bir adı var.’’

 

‘’Başlatma adından. Senin sürtük yüzünden apartmanı ilaçlatacağız hem beni aptal yerine koyup geçiştirme de sözlerimi…’’

 

‘’Haklısın, ablam. Mübarek pire torbası. Hele ki hangi erkek ise çiftleştiği daha da pirelendi bizimki.’’

 

‘’Ben de pireleniyorum yavaştan yavaştan. Bari kısırlaştır da şu melun kedini yine kömürlüğe yavrulamasın.’’

 

‘’Söz, ablam, söz. Var mı bir diyeceğin? Az sonra uyanır. Yazık, doyurayım karnını.’’

 

‘’Ah, be akılsız çocuğum. Ona aldığın pirzoladan bir dilim de senin yediğini görsem. Kokutma da sakın apartmanı malum ramazan; herkes oruçlu.’’

 

‘’Aynen, ablam. Bak iftar saatinden evvel lokma vermiyorum İklim’e.’’

 

‘’Maşallah, Maşallah, kediye de oruç tutturuyorsun ya, pes doğrusu.’’

 

‘’Var mı diyeceğin başka şey?’’

 

‘’Eltimin kızı gelecek önümüzdeki ay bende kalmaya. Malum çocukcağız çok içine kapanık hem çok da sever kedileri. Ha, ne dersin, birkaç gün bizde konaklasa.’’

 

‘’Bir şartla, ablam.’’

 

‘’Hadi, uzatma da söyle şartın ne?’’

 

‘’Var mı şöyle tanıdığın eli yüzü düzgün kız? Ha, bir de kedi sever yoksa bu kedi yüzünden evde kalacağım.’’

 

‘’Erkeğin evde kalmışlığını bilmem de benim aklım hep siz de kalıyor.’’

 

‘’Neden ki ablam?’’

 

‘’Eskiden geceleri horlamanı duyardım.’’

 

‘’Ya, şimdi?’’

 

‘’Sen de miyavlamaya başladın. Hadi, hadi, dertlenme. Bakarız bir hal çaresine. Ya da önce, İklim’i mi baş göz etsek Mart kapıya dayanmadan?’’

 

 

 

582 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Kişilere ve Kurumlara karşı saygı kurallarına uymayan yorumlar yayınlamayacaktır.

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

© Geyvemedya.com 2011 - 2017 Tüm Hakları Saklıdır. Site içeriğinin kaynak ve link belirtilmeden yayınlanması yasaktır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle