Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 22°C
Gök Gürültülü




geyve nöbetçi eczaneler







Hadi canım; Frenkler Şehren de mi yaşamışlar?

İrfan Özdilek Nişancık
İrfan Özdilek Nişancık kimdir? 20 Ocak 1963 yılında Adapazarı Serdivan'da doğan Nişancık, ilk ve ortaokulu Mithatpaşa Okulu'nda, liseyi Adapazarı Endüstri Meslek Lisesi'nde okudu. İrfan Özdilek Nişancık, İ.T.Ü. Sakarya Meslek Yüksek Okulu İnşaat Bölümü'nden mezun olduktan sonra, 1984 yılında Adapazarı Belediyesi'nde memuriyete başladı. 23 Ocak 2013 tarihinde Sakarya İl Özel İdaresi'nden emekli olan Nişancık, 1985 yılından beri Sakarya Yerel Tarihi üzerine araştırmalar yapıyor.
13.05.2013
81
A+
A-

Hadi canım; Frenkler  Şehren de mi yaşamışlar?

irfan Özdilek  nişancıkBaşkentleri Paris’ti; Frenkler, hükümdar ailesi, adını Clovis’in büyük babası Merovaeus’tan alan Merovingian hanedanıdır. Clovis, Hristiyanlığı seçmiş ve çoğu asilzadeler tarafından yönetilen topraklarda yaşayan köylülerdi. Üstelik Geyve’ye bile geldiklerinin izi hala duruyor gibi.

Hadi canım; Frenkler 
Şehren de mi yaşamışlar?

Geyve’nin Şehren Köyü’ne yaptığım geziyi bilirsiniz. Bir hayli ilgi görmüş ve beğeni kazanmıştı.

O yazıda “Şehren; organik ürün cenneti”.

İnsanımızın ve sağlıklı yaşamın gereği organik ürünler yanı başınızda. Sonra dağlara yöneldik; Dalak Suyu’na gittik. Dalak Suyu, antik çağlardan belki de İpek Yolu’ndan geçenlere “hararet kesici” olmanın soğukluğu ve nefisliği tadında özgürce akmakta ve depolanarak yeni insanlara tat olmak arzusunda. El atılmalı, hak ettiği değerine kavuşturulmalı. Çevresi “tam bir mesire alanı”. Görseniz tercihiniz olur; mangal keyfiniz için. Frenklerin yasadığı bölge olması gerek. Yanı başında bulunan “Frenk Mezarlığı” buna işaret.

Günhoşlar, Şehren, Hisarlık ve Köprücek; tarihin “İpek Yolu Köyleri” olsa gerek.

Arkeolojik kazı yapılmalı, toprağın altı; taşınmadan doğallığında “yerinde bırakılmalı”. Köyün meydanında “Bizans’tan kalma lahit mezarlar su deposu olarak kullanılmakta”.

Gelen-giden olmuş ama sonuç “sıfıra-sıfır elde var sıfır” hesabı.” Diyerek yazmıştım.

Sakarya Yenihaber’de çıkan bu yazıyı   Erdinç Tuna beğenerek sitesinden yayınlamıştı. Geçen gün açtım baktım bin 101 kişi tarafından okunmuş. Bu derece okunduğunu gördüğümden bu yazıyı kaleme aldım..

Devamı olsun diye. Hem de “acabalar olur mu” diyerek…

Frenkler için yazılı kaynaklarda şu ifadeler bulunuyor. “M.S. 476 yılında Roma İmparatorluğu’nun kalıntılarından doğan, Batı Avrupa’nın hâkimi insanlardı. Hükümdarları Clovis, Almanlarla yaptığı savaşlarda ülkesinin topraklarını Ren Nehri civarına kadar genişletmişti ve 540 yılına gelindiğinde Frenkler, Eski Roma Gaul bölgesinin neredeyse tamamına hükmediyorlardı. (Fransa, ismini Frenklerden almaktadır.) İlk Frenk hükümdar ailesi, adını Clovis’in büyük babası Merovaeus’tan alan Merovingian hanedanıdır. Clovis Hristiyanlığı seçmiş ve Paris’i başkent yapmıştır. Frenklerin çoğu asilzadeler tarafından yönetilen topraklarda yaşayan köylülerdi. Çiftçilik yaparak mahsul yetiştirirler ve aynı zamanda efendileri savaşa gittiğinde onun için savaşırlardı. Frenk arazi mülkiyeti sistemi, Avrupa’daki feodal sistemin başlangıcıydı. Charlemagne, 768 ve 814 yılları arasındaki Frenk kralıydı ve çok büyük bir imparatorluk kurdu. 800 yılının Noel’inde Papa Charlemagne’i Kutsal Roma İmparatoru sıfatıyla taçlandırdı. Charlemagne’nin ölümünden sonra Frenk İmparatorluğu parçalanmaya başladı. Frenk Kralı Charlemagne, okuması ve yazması insanlar için daha kolay olan Karolinyan yazısı adlı yazının kullanımını başlattı.” Frenler’in kronolojik geçmişlerinde ve imparatorluk haritalarında kesinlikle Anadolu yok! Ama bunu yazarken de şu acabaların içinde ikilemde kalmıyor değilim hani-yani.

Nedir bu acabalar. Yazalım isterseniz.
Sanal dünyada “Frenk” tanımı şöyle yapılmakta. “6.yüzyılda Galya’yı fetheden Cermen halkından kişi”. Özel ad olduğu belirtilen kelimenin ikinci anlamında da “Akdeniz ülkelerinde ve Osmanlı İmparatorluğu’nda Avrupalı, özellikle de Fransız “anlamında kullanılmıştır.

Bütün bunların ışığında 2009 senesinde bir Ramazan Pazar günü Şehren’e yaptığım “tanıma gezisi”nde Gündüzler Köyü’ne oradan da Günhoşlar’a geçmiştim. Günhoşlar Köyü Kadılar Mahallesi’ne araç ile geçmiştim. Bu geçiş sırasında yanımda Dr. Bayhan Usta’da vardı ve Günhoşlar’dan Dürup Çeşmesi’ni, geçip Karaçam Tepesi devamı ile giderken sağda gördüğümüz mezarlık “Frenk Mezarlığı” olarak adlandırılmıştır.

Yerel halk bunu öyle söylemiştir.

Şimdi Frenk eğer Fransız ise ya da Cermen halkından ise Alman oluyor. Haçlı Seferleri’ni bilirsiniz dört tanedir ve birincisinin de özellikle ikincisinin de geçiş güzergâhında İznik ve çevresi köyler yer almaktadır. İznik dediğimize bakmayın bulunduğumuz coğrafyanın 1204-1261 yılları arasında “İznik Rum İmparatorluğu” sınırları dâhilinde olduğunu unutmayın… Fransızların ve Almanların 1147-1148 İkinci Haçlı Seferi sırasında bölgeden geçmeleri ve bu bölgede çeşitli nedenlerle ölen Haçlı Ordusu mensuplarının gömüldüğü mezarlık olma ihtimali kuvvetlidir.

Böyle bir adlandırmanın yapılmasının başka bir nedeni NE OLABİLİR Kİ?

Araştırılacak bir konu…

Üzerinde duruyorum…

Sonuç merak dolu.

YORUMLAR

  1. Ahmet dedi ki:

    Gezinizde çok güzel ve doğru tespitlerde bulunmuşsunuz. o yörenin bir çocuğu olarak Dalak Suyunu her kesin görmesini bende öneririm. Frenk mezarlığı konusundaki düşencelerinizi de paylaşıyorum.