Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 25°C
Mevzi Sağanak




geyve nöbetçi eczaneler







Gökten Üç Ayva Düştü

Fatma DİŞLİ
Fatma Dişli kimdir? 1972 yılında Sakarya ili, Geyve ilçesi, Alifuatpaşa kasabasında doğmuştur. Cumhuriyet ilkokulu ve ardından Alifuatpaşa ortaokuluna gitmiştir. İstanbul’da Çamlıca kız lisesi, sonrasında İstanbul üniversitesi, İngilizce İşletme fakültesini bitirmiştir. 2013 yılında İngilizce işletme yüksek lisansı yapmıştır. Halen İstanbul’da, Hazar Eğitim kültür ve Dayanışma Derneğinde gönüllü olarak,sosyal sorumluluk faaliyetlerinde çalışmaktadır. İki kız çocuğu annesidir. e-mail:fatmadisli45@gmail.com
16.10.2018
400
A+
A-

GÖKTEN ÜÇ AYVA DÜŞTÜ…

Geyve Ayva Festivaline geleceğimi geçen yazımda haber vermiştim hatırlarsanız… Sözümü tuttum, hafta sonunda üç gün boyunca Geyve’deydim. Ben ki bir şey anlatmakta sıkıntı çekmem, nereden başlasam bilemiyorum inanın. Rüya gibi üç gün geçirdim…

En çok da Yöresel Ürünler Merkezi’ni merak ettiğimi söylemiştim ya hani… İşte, Cuma günü, ilk iş olarak orayı ziyaret ettim. Merkezin kalitesi, daha içeri girmeden bile kendini gösteriyor. Nasıl göz alıcı, nasıl modern… İçeride de her detay düşünülmüş. Kafe kısmı, satış kısmı, üretim bölümü, ofisler. Hepsinin dizaynı alkışı hak ediyor. Kadın istihdamından bahsetmiyorum bile. Biliyorsunuz önceki yazılarımda defalarca altını çizdim, anlattım bu konuyu.

Oradaki kardeşlerimi, ablalarımı ayva reçelini pişirip, bir taraftan karıştırırken görmek, ayvayı dilimlerken yanlarında bulunmak, taş fırının başına gidip ekşi mayalı ekmeklerin pişip pişmediğini kontrol etmek benim için inanılmaz mutluluk verici anlardı. Onlara emekleri için teşekkür etmek, kolay gelsin dilemek ise üzerime borç olan bir görevdi.

Hele satış bölümünde raflarda GEYVA markalı salçayı, tarhanayı, reçeli, sirkeyi, turşuyu, lokumu, kolonyayı ve daha nicesini görmek. Eriştenin pancarlısı, domateslisi, ıspanaklısı, kepeklisi, sadesi… Daha ne olsun! Kadın elinden, anne yüreğinin dokunduğu lezzetten şüphe edilir mi?

O kadar güzel ambalajlanmış ve marka olmanın gereği yerine getirilmiş ki… Marka tasarımına emek verenleri tebrik ediyorum. Çok akılda kalıcı görseller kullanılmış. Öne çıkan kalp figürü, inanılarak yürekten yapılan her işin sonunun hayra varacağını anlatmıyor mu sizce de?

Kadınlar sadece orada mıydı? Cumartesi sabahı erkenden Seyir terasına çıktım. Orada kurulmuş olan tesis inanın gözlerimi yaşarttı, içim içime sığmadı. Yayla havasında, çam ağaçları arasında, betonlaşmanın olmadığı, ahşabın öne çıktığı o kadar güzel bir Sosyal Tesis kurulmuş ki… Daha önce gelmediğime inanın çok pişman oldum.

Hele, yöneticisinden personeline her birinin güler yüzü, el emeği olan kahvaltılık ürünlerin lezzeti tadılmayı kesinlikle hakediyor. Geyve’ye tepeden baktığınız tesisin manzarası o kadar güzel, havası o kadar temiz, karşılaştığınız güleryüz o kadar yürek ısıtıcı ki… İçtiğim kahvenin kırk yıl hatırı var bende artık. Geyveli olmakla bir kez daha gurur duydum. Aklım da ruhum da orada kaldı desem inanın yalan olmaz.

Festivalin detayları bu sayfalarda günlerdir yazılıyor. Bizzat gidenler şahit oldu zaten. O yüzden size, çocukluğumun panayır sevincini bana hatırlatan çarşıdaki etkinliklerden, Mehter takımının büyüleyici ve köklerimizi hatırlatan performansından bahsetmeyeceğim bile.

Yer gök ayva olan, üç gün boyunca dolaştığım Geyve sokaklarından, evlerin bahçesindeki Geyve güllerinin içime çektiğim kokusundan,  “Gondol Projesi” için alınan gondolun ihtişamından hiç bahsetmeyeceğim. Gondolun üzerinde salınacağı Sakarya nehrinin ve tarihi köprünün güzelliğinden de…

Hani, masal sonlarında “Gökten üç elma düştü.” denir ya… Ben de “Gökten üç ayva düştü” diyorum. Biri anlatanın( benim), biri dinleyenin ( bu yazıyı okuyan sizler), bir diğeri de masal kahramanının başına. Kahramanın kim olduğunu ve bütün bunların bir masal olmadığını, gerçeğe dönüştürüldüğünü biliyorsunuz değil mi? Festivalde gözlerinizle gördünüz. Dahası tüm Türkiye tanık oldu değil mi?

Masal sonlarında neden gökten 3 tane düştü denir biliyor musunuz? Bir tür duadır aslında bu. Eğer Allah’ın bir nasibi gelecekse o da bu üç kişiyi bulsun diyedir. Anlatan ben Geyveli, okuyan sizler Geyveli, kahramanımız da Geyveli. O halde Rabbimizin rahmeti bereketi, nasibi tüm Geyvelileri bulsun inşallah… Geyveli olmayıp, yapılan tüm bu işleri takdir edenleri de, yiğidin hakkını yiğide verenleri de…

FATMA DİŞLİ

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
25 Aralık 2017
14 Eylül 2017
12 Aralık 2017
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.