Dolar 18,6233
Euro 19,2943
Altın 1.048,49
BİST 4.874,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 14°C
Az Bulutlu
Sakarya
14°C
Az Bulutlu
Sal 16°C
Çar 17°C
Per 17°C
Cum 13°C
















geyve nöbetçi eczaneler




















Geyve-Mekece-İznik fayı için korkutan açıklama

Geyve-Mekece-İznik fayı için korkutan açıklama
14 Kasım 2022 20:51 | Son Güncellenme: 15 Kasım 2022 15:18
1.219

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi (AYM) Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Utkucu, Geyve-Mekece-İznik hattı Kuzey Kol’unun uzun süredir sessiz olduğunu belirterek; “Olası bir kırılmada büyüklüğü 7 civarında olan bir deprem üretecek enerjiye sahip” dedi.

Prof. Dr. Murat Utkucu “23. Yılında 12 Kasım 1999 Düzce Depremi ve Düzce-Sakarya Bölgesinde Deprem Tehlikesi Üzerine” isimli raporunda Düzce depremini tetikleyen durumlar ve depremin jeofizik bakımından incelenmesini yaptı.

845 kişinin yaşamını yitirdiği 4 bin 948 kişinin yaralandığı deprem, 17 Ağustos 1999 İzmit depreminden yaklaşık üç ay sonra Düzce Fayı’nın kırılmasıyla meydana geldi. 7.2 büyüklüğündeki 12 Kasım 1999 Düzce depremi Türkiye’de yüzyılın felaketi olarak nitelendirildi.
Prof. Dr. Utkucu raporunda 1999 İzmit depreminin, Marmara denizindeki faylara olduğu kadar Düzce Fayı üzerinde de büyük bir gerilme artışına sebep olduğunu söyleyerek 1999 Düzce depreminin beklenmedik durum olmadığına dikkat çekti. Düzce depreminin İzmit depremi gibi Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) üzerinden meydana geldiğini söyleyen Prof. Dr. Utkucu Kuzey kolunun 1999 İzmit ve Düzce depremlerine kadar büyük bir deprem üretmediğini belirtti.

Düzce depreminin batıdan Gölyaka’nın güneyinden başlayıp Kaynaşlı’nın doğusuna kadar uzanan 40 kilometre uzunluğunda bir yüzey kırığı oluşturduğu bilgisini veren Prof. Dr. Utkucu, yüzey kırığı boyunca oluşan kırılmanın 3 alt fay parçasından oluştuğunu söyledi. Prof. Dr. Utkucu Düzce Fayı ve KAFZ ana uzanımı arasındaki bağlantıyı sağlayan Bakacak ve Elmalık faylarının bir deprem üretip üretmeyeceğinin tartışma konusu haline geldiğine değinerek bu fay parçasının 1944 depreminde kırılmamış olması bir deprem tehlikesi taşıyabileceğini öne sürdü.

Düzce depremine sebep olan fay hattının yakınındaki önemli fayların yakın geçmişte kırıldığını anlatan Prof. Dr. Utkucu uzmanların ikincil bir fay olan Hendek fayı hakkında henüz yeterli bir bilgiye sahip olmadığını söyledi. Bu fayın Gümüşova-Hendek-Adapazarı hattına kadar uzandığını ve Adapazarı Ovası içinde çökeller altında izlenemediğini belirten Prof. Dr. Utkucu bu fayın, Kuzey ve Güney Kolları’na göre daha az tehlikeli olduğu ve 1943 Hendek depremini ürettiğini açıkladı.

Raporunda Adapazarı Orhan Camisi kitabesinde, caminin 1878 ve 1943 depremlerinde yıkıldığının kayıtlarda geçtiğini söyleyen Prof. Dr. Utkucu en son 1419 depremi ile kırılan, Geyve-Mekece-İznik hattı Kuzey Kol’a göre çok daha az hareketli bir fay olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Utkucu uzun süredir sessiz olan bu fayın, olası bir kırılmada büyüklüğü 7 civarında olan bir deprem üretecek enerjiye sahip olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Utkucu Düzce ve Sakarya illerinde önemli bir deprem tehlikesinin mevcut olduğu vurguladı. Prof. Dr. Utkucu raporunda Sakarya Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nde TÜBİTAK tarafından desteklenen “Türkiye’de Zaman Bağımlı Deprem Gerilme Etkileşimlerinin Modellenmesi ve Deprem Tehlikesi Üzerine Çıkarımlar” başlıklı yeni bir proje için araştırmalar yapıldığını aktararak, proje kapsamında 1999 deprem kırılmalarının postsismik gerilme değişimleri ile hesaplanacağını aktardı.

Deprem zararlarının azaltılması hakkında bilgi veren Prof. Dr. Utkucu, “Risk Yönetimi konusunda alınacak daha çok yol var. Unutulmamalıdır ki Deprem Risk Yönetimi konusunda hepimizin sorumluluğu var.” şeklinde konuştu.


Abone Ol 


YORUMLAR

  1. ali can dedi ki:

    ”çök, kapan, tutun” yapar, depremi atlatırız.