Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 32°C
Az Bulutlu




geyve nöbetçi eczaneler







Bir Kahvenin 40 Yıl Hatırı Var ” Sözünün Hikayesi

Yorgun olduğunda içtiğin kahve hafifletir seni…

Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını…

Kahve aynı kahvedir belki…

Köpüğüyle, dumanıyla, rengiyle aynı kahvedir ama içilen kahveler ruhun süzgecinden geçer ve tadı değişir.

Her kahve aynı değildir bu yüzden…

Bir fincan kahve insanları tatlı sohbetlere sürükleyen ve aralarında dostluk bağları sağlayan en ayrıcalıklı içecektir. Kahveyi özenle seçtiğiniz insanlarla içmek isteyerek adeta ruhunuzu ısıtmak istersiniz. Kahvedaşınızla öyle sohbetlere dalarsınız ki bitmemesi için adeta küçük yudumlarla içersiniz. Kahvenizi yudumlarken gönülden gönüle sayısız köprüler kurulur. Ruhunuzu tarifsiz bir sıcaklıkla ısıtırsınız. Yani aslında kahve bahane; muhabbetse şahanedir…

“Gönül ne kahve ister ne kahvehane/Gönül muhabbet ister kahve bahane” demiştir atalarımız..

İŞTE ” Bir kahvenin 40 yıl hatırı var ” deyiminin hikayesi

Gerçek tarihçesi , Üsküdarlı Bilge Yusuf ile Rum balıkçı Stelyonun hikâyesine dayanır.

1895 Eminönü Yemiş İskelesi , balıkçı kahvesine giren Osmanlı zabiti

” – bre Yusuf , herkese benden okkalı bir kahve , ama şurda oturan Rum palikaryasına yok..

Ona , kahvem de akçem de haramdır “..der..

Bilge Yusuf kahveleri ikram eder , bir kahve de Palikarya Stelyo nun önüne koyar..

Zabıt adeta kükrer..” – ben , ona haramdır demedimmi Yusuf ” ..

Bilge Yusuf , hiç istifini bozmaz..” – Komutan , o kahve benden , ona da helaldir ” der..

Stelyo minnetle bakar Yusufa..

1905 olur , Samos ( Sisam ) arasında Rum isyanı başlar.. Damat Ferit Paşa adaya asker çıkarır..Bilge Yusuf da askerdir ve adaya çıkan askerler arasındadır. Ancak ilk çatışmada esir düşer..2 yıl yatar Samos zindanlarında..2 yıl sonunda Rum çeteciler , esir pazarında satışa çıkarır Yusufu..Mezatda 5 para – 7 para sesleri arasından bir ses yükselir.” – O Türke benden 5 kuruş , hemen alıyorum..”.Sessizlik hakim olur , Rum alır Yusufu arabasına köyün dışına çıkarır. Denize yakın bir yerde arabasını durdurur , döner Yusufa ” – Serbestsin Bilge Yusuf ” der..

Yusuf inanamaz duruma ,

Rum un ellerine kapanır..” – beyim , kimsin necisin, beni neden özgür bırakırsın ” der..

Rum döner Yusuf’a ” – ben balıkçı Stelyo ” der..

Yusuf çözemez durumu , adamı tanımaz bile..

Rum , uzun uzun anlatır ,12 yıl öncesine , Yemiş iskelesine döner , detaylarıyla o günü anlatır ve ” – işte ben , bir fincan kahveyi helal ettiğin balıkçı Stelyo ” der. Göz yaşları sel olur..Sarmaş dolar olurlar..

Stelyo , Yusufu , kaçak yoldan İstanbul’a gönderir. Bu dostluk 35 yıl devam eder..Her yıl birbirlerini ziyaret ederler.Her ziyarette bir fincan kahve mutlaka vardır. Çocuklarına , torunlarına anlatırlar dostluklarını ve ” bu kahvenin 40 yıl hatırı var ” derler.

( TC Üsküdar Belediyesi Kültür Hizm .Arşivi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.