Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 30°C
Az Bulutlu




geyve nöbetçi eczaneler







Elveda Şehr-i Ramazan

İzzettin KÖMÜRCÜ
İzzettin Kömürcü Kimdir ? 1969 Taraklı Doğumlu İlk-Orta ve Liseyi Taraklı’da okudu. Anadolu Ajansı ve Yenigün Gazetesi Taraklı Temsilcisi Evli ve bir kız babası 30 yıllık gazeteci
28.05.2019
154
A+
A-

Elveda Şehr-i Ramazan

Küçüklüğümü hatırlıyorum… Altı yaşındaki halimi ve daha sonralarını… Nazif Amcanın fırınına gidip pide almalıyım akşam. İçimde bir sevinç, gurur beraberinde. Oruçluyum çünkü. Allah’a karşı sorumluluğumu yerine getiriyorum, bundan büyük gurur mu olur? Eve giderken farkında değilim pideyi yarılamışım, ama oruçluyum. Hiç unutmam, hala gözümden akan onca yaşa rağmen, “Nasıl unuturum” deyişlerime rağmen. Unutmuştum ve ağlamıştım. Çok korkmuştum orucum bozuldu diye. Sonradan öğrendim ki, bozulmazmış. Aradan seneler geçti. Büyüdüm. Ama hiçbir zaman vazgeçmedin sorumluluklarımdan. Ben hep oruç tutmak istedim. Açlığın ve susuzluğun, gözüne hâkim olmanın ve dilini bağlamanın gerekliliğini oruçla çok sevdim. Sahurlardaki o uykulu mahmurlukla “Yarın açlık çekmeyeyim” diye yemek yiyebilme telaşını ve hoyrat akan zamanını çok sevdim. İftarın o insanın içine tarifi zor mutluluğunu beklemeyi çok istedim. Masa başlarında nefsimizin ne kadar da aç olduğunu ve bu açlığını terbiye ettiğimizi görmeyi çok bildim. Ezan sesinin kendisini bekleyebilmeyi, normal aylarda okunan akşam ezanı ile ramazanda okunanın bağlayıcılığını görmenin üzüntüsünün yeni yeni farkındayım. İnsanlar akşam ezanına normal aylarda öylesine bakıyor, dinliyor.

Ya Ramazanda?

Yine küçüktüm. Sağa sola bakınır dururdum dedemin beni götürdüğü camilerde. En ön safta yer almayı çok severdim. Sonradan en ön safa gitmemeye başladım. Ta ki, Hisar Camiinde kıldığımız namazlara dek. Ben büyüdükçe Ramazan ayını özelliklede teravih namaz vakitlerini çok sever olmuştum. Hoşuma giderdi namaz vakitlerinde Hacı Hamdi Pektaş amcanın motosikletini cami önünden kaçırmak, benzini bitene kadar binerdik. Ben, Nazmi, Bülent… Allah rahmet eylesin, görürdü de görmezden gelirdi her akşam, hatta sevinirdi de… İşte o nedenle Ramazan ayının gidişine çok içerlerdim. Birde Ramazan ayının 27. geceleri yani Kadir Gecesi çok hoşuma giderdi. Camiiler tıklım tıklım olurdu. Balkonlar da elbette.

Çoğu kişi okursa bu yazıyı diyecektir belki, “Ne dedin sen şimdi? Ne bu?”

Kısaca belirteyim o zaman… Ben Küçükken Ramazan ayını daha çok severdim.

Bir Ramazan ayının daha neredeyse sonuna geliyoruz..Ne kadar çabuk geçti Ramazan ayında oruçlarımızı tutup dini vecibelerimizi yerine getirdik.ALLAH yaptığımız ve yapacağımız ibadetlerimizi kabul etsin.

Ramazan bayramınızı şimdiden tebrik ediyor sevdiklerinizle beraber nice bayramlar diliyorum

Selam ve dua ile

Tekrar görüşmek dileğiyle Hayırlı Bayramlar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.