Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 34°C
Sıcak




geyve nöbetçi eczaneler







Balığın Rahmet Misafiri “Hz.YUNUS”

Kader Çolak
Trabzon Maçka doğumlu, kalabalık bir ailenin en küçük ferdi. Bolca gezmeyi seven, bir gün değil hergünün huzuruna muhtaç bir kitap sever. Yaşamı, mutluluğun formülü kabul etmiş bir kütüphaneci. E tabi hislerini en güzel kalemiyle anlatabilen okur yazar…
02.12.2019
1.019
A+
A-

BALIĞIN RAHMET MİSAFİRİ ‘ Hz. YUNUS’ 

Güneş, günü aydınlatan bir aydınlık; Ay geceyi aydınlatan bir nur.  

Münezzehsin ey nuru yaratan. Münezzehsin, kalp ile kalp arasında: Sen! Münezzehsin tövbeleri çokça kabul eden.  

Affedilişin en güzel örneği, tebliğde titizlik, sebat ve sabrın güzelliği, zikir ve istiğfarın ehemmiyeti, ihlasla yapılan tövbenin kabulü…Kısaca Hz. Yunus’ un hayatı… 

Hz. Yunus. Kur’ an da adı geçen 25 peygamberden biri. Zünnun. Hz. Yunus’ un lakabı yani balığın sahibi.  Onu karnında misafir eden balığa verdi ismini. Hz. Yunus… 

H.z. Yunus, Asur Devleti’ nin başkenti olan Ninova halkına gönderilmiş bir peygamber. Hz. Ali : ‘’ Yunus (a.s) 30 yaşında peygamber olmuş ve senelerce kavmini imana çağırdı ’’. buyurmuştur. Kur’ an da ise : ‘ Onu, yüz bin kişiye peygamber olarak gönderdik hatta artıyorlardı ’ (Es- Saffet / 147) buyrulmuştur.  

      Ninova halkı putlara ve heykellere tapıyordu. Yunus Aleyhisselam kavmini her an tevhide davet ediyor lakin karşılık bulamıyordu. Öyle ki yıllar geçmesine rağmen sadece iki kişi iman etmişti. Kendi lisanlarınca azabın gelmesini bekliyorlardı. Kavmin bu küfründen sonra, Hz. Yunus çok üzüldü ve izn- i ilahi olmadan aralarından ayrıldı. Allah vahyetti : ‘Ey Yunus! Geri dön ve kırk gün daha onları imana davet et’. Yunus Aleyhisselam görev başında. 37. gün, lakin halkta hiçbir düzelme yok. Hz. Yunus: ‘ O halde 3 güne kadar başınıza gelecek olan azabı bekleyin! Bunun alameti olarak önce benizlerinizin sarardığını göreceksiniz’  dedi ve yine Allah’ tan izin gelmeden büyük bir üzüntü ile aralarından ayrıldı. Bu kaçış görevden değil, bu kaçış kavmindendi elbet.  

Ve Hz. Yunus’ un bahsettiğin azap geldi. Gökyüzünün aydınlığı çekildi, herkes feryat figan. Pişman oldular, tövbe iştiyakıyla büyük bir zata vardılar. O da :  ‘  Henüz azabın gelmesine 2 gün var şimdi şu tepeye çıkın. Birbirinizle helalleşerek gasp ettiğiniz hakları sahiplerine iade edin, ardında Yunus (a.s.)’ un Rabbi için kurbanlar kesin ve herkese dağıtın. Sonra ellerinizi açıp Yunus (a.s)’ un Rabbine dua edin. Pişman olduğunuzu, Yunus (a.s)’ un peygamberliğine iman ettiğinizi söyleyin’ dedi. Öyle ki azmış kavmin geri dönüşü Allah tarafından kabul buyruldu ve Allah bu kavmin üzerinden azabı kaldırdı ve kullarını affetti.  

Hz. Yunus şehirden kaçınca Dicle nehri kenarına geldi ve bir gemiye bindi. Gemi hareket ettikten kısa bir zaman sonra denizin ortasında ilerleyemez oldu ve dediler ki bunun bir hikmeti var. Kura çekildi Hz. Yunus…Hz. Yunus… Hz. Yunus… Koca balık adeta Hz. Yunus’ u almaya gelmişti. Gemide ne tarafa kaçsa balık onu takip ediyordu. Kaçış yok ve Yunus (a.s) dedi ki : ‘ Evet o asi kul benim’. 

Hz. Yunus balığın karnındaydı. Üç gün üç gece balığın Rahmet misafiri oldu.  Allah’ tan balığa emir var : ‘ Ona zarar verme! ‘. Hz. Yunus’ un şuuru yerinde. Ona Allah tarafından denizdeki zikirler işittirildi. Her canlı kuvvetince zikir halinde. Hz. Yunus’ a melekler dua ediyor, şefaat istiyorlar. Hz. Yunus duaların en güzeliyle meşgul : Lailahe illa ente sübhaneke inni küntüm minezzalimin. (Sen’ den başka ilah yoktur. Sen’ i tenzih ederim. Gerçekten ben, zalimlerden oldum).  

‘ Eğer Allah’ ı tesbih edenlerden olmasaydı tekrar dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı’ ( saffat 143- 144).  

Hz. Yunus aleyhisselam’ın kazanmasının yegane sebebi, istiğfarının yürekten olması ve hatasını anlayıp samimiyetle tövbe etmesiydi. İçinde bulunduğu hal onun için nimet olmuş, Rahmeti gazabından büyük olan Allah, ona merhamet yüzünü göstermiş ve peygamberlere vaat buyurduğu makama eriştirmişti.    

Peki ya biz…  

Tövbe ederken kabul olacağını umarak ve inanarak mı yoksa tövbe edip çokta vicdanlı olmayan vicdanımızı rahatlatmak için mi tövbe ediyoruz? İnanıyor muyuz tövbemize? Sarılabiliyor muyuz çocuğun annesine sarıldığı iştiyakıyla, aşkıyla? Allah’ım tövbe, biz zalimlerden olduk diyebiliyor muyuz?  

Çokça tövbe eden ve tövbeleri Rahmet huzurunda kabul olan kullar olmak ümidiyle…. 

Şimdilik hoşçakalın.  

  

           

 

 

 

  

YORUMLAR

  1. serpil alev dedi ki:

    Rabbim bizleri layıkıyla tövbe edenlerden eylesin… Lailahe illa ente sünhaneke inni küntüm minezzalimin. (Sen’ den başka ilah yoktur. Sen’ i tenzih ederim. Gerçekten ben, zalimlerden oldum) kalemine sağlık Kader cim iyi ki varsın …

    1. Kader Çolak dedi ki:

      Sizde iyi ki varsınız…

  2. Fatma Dişli dedi ki:

    Allah razı olsun Kader Hanım. Hz. Yunus’un duasını hatırlatmanız ne güzel… Dünya denen bu okyanusta, zaman zaman bir balığın karnına düşüp, o duaya ihtiyaç duymayan insan var mı ki!