Hoşgeldiniz  

Namık CİHAN | 01 Mart 2013 | Namık Cihan, YAZARLAR

“Namık Cihan İle Söyleşi”
Namık CİHAN | 24 Aralık 2012 | Namık Cihan, YAZARLAR Düzenle

04928 namık cihanSakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Fahri Tuna Namık Cihan ile söyleşi yaptı

SAKARYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER DAİRE BAŞKANI VE YAZAR FAHRİ TUNA’NIN, ARAŞTIRMACI YAZAR NAMIK CİHAN İLE YAPTIĞI SÖYLEŞİ;Namık Bey siz emekli öğretmensiniz ve Geyve kültürüne hâkimiyetinizle tanınıyorsunuz. “Geyve” kitabınız geçtiğimiz hafta yayımlandı. Kitabınızın serüvenini anlatır mısınız?

İlk kitabım “Geyve – 2005” kitabımda anlatmaya çalışmıştım; tarihi yüzyıllarla ifade edilen Geyve’nin, tarihsel ve sosyal geçmişini anlatan hiçbir kitap, bilgi, belge olmadığını gördüm. Geyveli ve eğitimci olarak bunu büyük eksiklik olarak algıladım. 30 yıl öğretmenliğimin ardından 2006’da emekli oldum. Emekli olduktan sonra da zamanımın büyük bölümünü Geyve ile ilgili bir kitap hazırlığına ayırdım. Çok şükür ki, 2009 Yılı Haziran Ayı başında kitabımın yayımını görmek nasip oldu.

Geyve sizin için neyi ifade ediyor Namık Hocam?

Geyve benim için bir tutku. Geyve benim için bir vazgeçemediğim bir sevdam. Burada doğdum büyüdüm, delikanlılığım buralarda geçti, burada evlendim, çocuklarımı burada büyüttüm, vazgeçilemez dostluklarım burada kuruldu. Özetle ben kendimi Geyve’nin sözcüsü gibi görüyor, sözcüsü gibi hissediyorum.

Geyve’nin tarihi sizin araştırmalarınıza göre ne zaman başlıyor hocam?

Geyve’nin tarihi Bitinya dönemine yani M.Ö. 4. Yüzyıla kadar uzanıyor. Daha öncesi ise bilinmiyor. Daha öncesinde Geyve Ovası olarak bilinen bölge, daha önceki dönemlerde göl olarak görünüyor. Tektonik hareketlerle (Depremler vs…) göl kuruyunca yerine tarıma uygun düzlük – ova oluşmaya başlamış. Bu bölgede yaşayan ilk kavim olarak Bitinyalılar var, başkentleri de Nikomedya, bugünkü İzmit’in yanı başı.

Namık Hocam, Geyve Boğazı tarih boyunca çok stratejik bir öneme sahip; zira İstanbul’dan Anadolu’ya geçişin neredeyse tek kapısı. Bu stratejik önem Geyve’yi nasıl etkiliyor?

Geyve Boğazı ve hemen yanında yer alan İpek yolu, bu yörenin insan yerleşimine açılmasının en önemli nedenidir. Geyve Boğazı, Anadolu Coğrafyasındaki en önemli Akabe, yani geçitlerden birisidir. Romalılar döneminde bile çok önemli bir yol olarak kullanılmıştır boğaz. En önemli kanıtı, Şerefiye Köyü yakınlarında, D–100 Karayolunun hemen yakında yer alan, halk arasındaki adıyla Çoban kale, gerçekte bir yol karakoludur. Boğazı kullanmak isteyen kervanlara, soyulma tehlikesi olmadan geçiş sağlayan ve içinde askerlerin bulunduğu bir devriye görevi yapan yer olarak kayıtlarda görülüyor.
Kurtuluş Savaşı’nda Ali Fuat Paşa Komutasında ordumuzun şanlı bir mücadelesi var Geyve’de. Bunu biraz açar mısınız hocam?

Mustafa Kemal Paşa tarafından Geyve’de konuşlandırılan 24. Tümen, Yüzbaşı Mahmut Bey komutasında çevredeki isyanlar ile uğraşırken, en güçlü asilerden olan Ahmet Anzavur, Kuva-yı Milliye’nin en güçlü noktası olan Geyve Boğazı’nı çökertmek için, Pusarlı’ya (bugünkü Alifuatpaşa) saldırır. Ali Fuat Cebesoy Paşa, Mekkî Efendi komutasındaki birlik ve yaver İdris Efendi ile birlikte boğazı, Anzavur’a karşı savunur. Yardımına gelen Dayı Mesut Müfrezesi ve 15 subay arkadaşı, Ali Fuat Paşa’ya yardıma gelirler. 15 Mayıs 1920’de, Anzavur’un bu saldırı püskürtülerek geldiği yönden kaçmak zorunda bırakılıyor.

Namık Bey Yunanlıların boğaz geçme çabaları ve çatışmalar hakkında neler söyleyeceksiniz?
24 Mart 1921’de Adapazarı ‘nı işgal eden Yunanlıların amacı, Geyve Boğazını aşıp, Geyve, Taraklı, Göynük üzerinden Ankara’ya yürümek ve Kuva-yı Milliye’yi yok etmek. Bunu anlayan Mustafa Kemal Paşa, Ali Fuat Cebesoy komutasında, 143. Piyade Alayı’ndan geriye kalanlardan bir tabur, İstihkâm Bölüğü ve 2 topla Geyve Boğazı’nı, eski Yörük Köyü, yeni adı Karaçam olan bölgeyi savunur. Ardından 24. Tümen Mahmut Bey komutasında savunmayı güçlendiriyor. Böylece Yunanlıların Geyve Boğaz’ını geçmeleri engelleniyor.

Namık hocam, sizi biz yıllardır Geyve Halk Oyunları ekibinde gördük, ayrıca yöre folklorunu da iyi biliyorsunuz. Geyve kültürü denilince neler öne çıkıyor?

Kitabımda da genişçe yer verdiğim gibi; Geyve’mizin çok özgün, çok zengin bir folkloru vardır. Bu folklor şemsiyesinin altında yöremize özgü atasözleri ve deyimler, bize has lâkaplar, giyim tarzları, müzik, oyunlar, seyirlik köy oyunları, yemekler yer alır. Geyve Yöresi Halk Oyunları denince akla hemen “Gara Gözlü Candarma”, “Sallama”, “İnce Hava” ve “Zeybek” gelir.

Geyve Mutfağı üzerine neler söyleyeceksiniz?

Geyve Mutfağının, yöremizde Manav tabir edilen diğer Türkmen mutfaklarından hiçbir farkı yoktur. Ağırlık unlu besinler üzerindedir. Gözleme, pide (gabaklı, mancarlı), yaz sonunda harmandan eve gelen buğdaydan yapılan bulgur mutfağın vazgeçilmezidir. Özellikle ince bulgurdan ve uzun emekle elde edilen kuskus, her yaşta herkesin severek yediği ve vaz geçemediği bir yemektir. Hele hele keşkek, düğünlerin başyemeğidir. Yüksek köyler de Uğut, pekmezle un helvası (gara helva), Galburcuk (Galbırabastı), ceviz helva ve köpük helva halen rağbet gören tatlılardır.

Kitabınızda da anlattığınız gibi Geyve’nin lakapları da çok meşhur. Bu nereden kaynaklanıyor hocam?

Mizahi zenginliğimizi, zannediyorum Sakarya Deltasından beslenen Nasreddin Hocamızdan alıyoruz. Bizim Geyve halkı, kişilere öyle ilginç isimler takar, lakaplar yakıştırır ki, duyduğunuzda belki tuhaf karşılarsınız, fakat araştırdığınızda tebessüm içinde kabul edersiniz. Çocukluğunda Kaymakamın kümesinden tavuk çalan kişiye Tilki Hüseyin demiş Geyveli. İri kıyım olduğu için Beygir Ali, kısa, dolgun ve iri gözlü olduğundan Kurbağa Raif, güneşe bakamadığı için Kör Hamit demiş.

Bu kitabın yayımıyla amacınıza ulaştınız mı Namık Bey?

Yukarıda da söylediğim gibi, yaşı yüzyıllarla ifade edilen Geyve kültürünü, öyle birkaç yüz sayfa ile anlatmak tabii ki mümkün değil. Ama en azından kültürümüzün gün ışığına çıkarılması, tanınmayan Geyve’nin öğrenilmesi, konuksever insanımızın onurlandırılması için güzel şeyler yaptığıma inanıyorum. Ömrüm ve sağlığım yettiği sürece, sevdalısı olduğum Geyve’yi anlatmaya, yazmaya devam edeceğim.

Namık Cihan Kimdir?

1950 yılında Geyve’de doğdu. Bolu Erkek Öğretmen Okulu’nu bitirdi. Zonguldak Ereğli ve Geyve’de 30 yıl sınıf öğretmenliği yaptı. Geyve Halk Oyunları ekibinde oyunculuk ve usta öğreticilik de yapan Cihan, Geyve Kültürüne hâkimiyetiyle tanınıyor. Bizim Sakarya gazetesinde köşe yazıları yayımlanan, Sakarya Yenihaber Gazetesi ve Cihan Haber Ajansı’nın Geyve temsilciliğini yürüten aynı zamanda Geyvemedya.com’un haber Müdürlüğünüde yapan Cihan’ın yayımlanmış kitapları: Geyve-2005 (özel yayın, 72 s.), Geyve (2009, Değişim Yayınları, 237 s.)

1800 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Kişilere ve Kurumlara karşı saygı kurallarına uymayan yorumlar yayınlamayacaktır.

© Geyvemedya.com 2011 - 2015 . Tüm Hakları Saklıdır. Site içeriğinin kaynak ve link belirtilmeden yayınlanması yasaktır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle