Hoşgeldiniz  

Ferdi KARADERE | 07 Ağustos 2013 | YAZARLAR

GIDA GÜVENLİĞİ

Chef - man sharpening knifeİnsanoğlu olarak birinci öncelikli ihtiyacımız elbette ki beslenmedir. Hayatımızı idame ettirebilmek, sağlıklı yaşayabilmek için doğru, dengeli ve sağlıklı beslenmek zorundayız. Tahmin edileceği üzere bir ailede gider kalemlerinden en büyüğünü gıda harcamaları teşkil eder. Böyle olduğu içindir ki gıda sektörü ülke genelinde de büyük bir pazar payına sahiptir. Pazar büyük olunca da sorunları ve denetimi de o denli zor olmaktadır.

Bugün genetiği değiştirilmiş gıdalar, hormonlar, katkı maddeleri ve insan sağlığını tehdit eden diğerleri büyük bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

*Hâl böyleyken bizim için birinci öncelikli konu olan beslenme konusuna acaba gereken önemi ve önceliği verebiliyor muyuz?

*Gerçekten de beslenme, hayatımızda birinci öncelikli konu mu?

Bizim için hayati ehemmiyetteki girdilerden biri olan gıdalarımıza acaba ne *kadar dikkat ediyoruz?

*Ne yediğimize, ne içtiğimize, nereden geldiğine, içerisinde ne olduğuna acaba dikkat ediyor muyuz?

*Acaba arabamıza aldığımız benzinin özelliklerine dikkat ettiğimiz kadar kendi yediğimiz içtiğimiz gıdalara da dikkat ediyor muyuz?

*Acaba bize lâzım olan yiyecekleri mi tüketiyoruz; dengeli, sağlıklı ve yeterli mi besleniyoruz yoksa reklamların ve toplumsal yönlendirmenin esiri olarak mı besleniyoruz?

Varın bu soruların cevaplarını siz verin.

FERDİ KAREDERE-GIDA GÜVENLİĞİ
Sanırım tüm bu sorulara cevap olarak gıda ürünlerinin son kullanma tarihlerine bakma âdetinin toplumumuzda ne denli yerleştiğinin, Türkiye’deki obezite oranının, sağlıksız beslenme sonucunda ortaya çıkan hastalıkların oranlarının araştırılması bile yeterli olacaktır.
Hep merak etmişimdir; savunma sanayine o kadar harcama yapıp, silahlar alıp teyakkuzda beklerken kendi tarım ve hayvancılığımızı desteklemek yerine nasıl oluyor da çok rahat bir şekilde gıda ithalatı yapıp gönül rahatlığı ile bu gıdaları tüketebiliyoruz?

Biyolojik silah kavramı bizim için bu kadar mı uzak bir kavram? Silah alıp korkuttuklarımızdan nasıl oluyor da gıda konusunda bu kadar emin oluyoruz? Yeni neslin genetik yapısı üzerinde herhangi bir değişikliğe maruz kalmadığımızı nerden biliyoruz, nasıl emin oluyoruz?
Bugün artık teknoloji ile birlikte tarım sektörü de gelişme göstermiş ama uygulanan politikalar ile kimse tarım ve hayvancılık yapmaz olmuştur. Modern dünya şehir hayatını ve tüketimi öylesine pompalamaktadır ki neredeyse üretim sektörü ikinci plana atılmıştır. Ancak dikkat edilmeyen husus şudur ki üretmeden tüketmek nasıl oluyor? Herkes çılgınlar gibi tüketirken bu tüketilenleri kimler üretecek?
Atatürk’ün deyimiyle “milletin efendisi” olan köylü bugün köyde değil şehirde yaşamakta ve ne yazık ki yanlış politikalar neticesinde çiftçilik doğru bir şekilde yapılamamaktadır. Ziraat kolay bir iş gibi görülse de aslında ziraat; öğrenilmesi güç, çok yönlü bir meslek ve köklü teorik ve pratik bilgiyi gerektirmektedir. Başka bir ifadeyle, çiftçilikte yeniliklerin benimsenmesi belli bir eğitim ve öğretim düzeyinin alınmış olmasına bağlıdır.

Öyleyse tarıma destek sadece maddi yardımla değil çiftçilere gereken eğitim-öğretimin verilmesi ve desteklenmesi ile de olur.
Sonuçta gıda üretim ve tüketimine gereken önemi ve önceliği gerek şahıs olarak gerekse de devlet olarak vermek zorundayız. Yoksa petrol savaşları, su savaşları, enerji savaşları çıkmadan önce belki de buğday ve diğer tahıllar, normal organik tarım yapılabilir ve ekilebilir araziler için savaşmak zorunda kalabiliriz.
Bu vesile ile mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder, nice mutlu bayramların birlik, beraberlik, huzur ve kardeşlik ortamında geçmesini temenni ederim.
Saygı ve selamlarımla.

Chef - man sharpening knife

2502 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Kişilere ve Kurumlara karşı saygı kurallarına uymayan yorumlar yayınlamayacaktır.

© Geyvemedya.com 2011 - 2015 . Tüm Hakları Saklıdır. Site içeriğinin kaynak ve link belirtilmeden yayınlanması yasaktır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle